"Koşun" dediğin güzellikleri değil de "Kaçın" dediğin çirkinlikleri yaşayacak olursak, tut elimizden kaldır bizi Allah’ım.

Andolsun, bize kendi içimizden öyle bir peygamber geldi ki sıkıntıya uğramamız O’na çok ağır gelir. O bize çok düşkün, bize karşı çok şefkatlidir.
10

Allah Rasulü sallallahu aleyhi vessellem buyurdu Âişe’sine:
"Ey Âişe, muhakkak ki senin sevgin, benim için kopmayan bir kulp gibidir."

Secde; kulun, kurban anıdır.

242

Habibetü Habibullah :)

Şevval ayının en sevdiğim tarafı işte bu.
Hz. Âişe, Allah Resulü ile bu ayda evleniyor. Kördüğümün ilk düğümü bu ayda atılıyor.
Eskiden kadınlar eşleriyle, oğullarıyla tanınırken Hz. Âişe “Ben peygamber eşiyim” demiyor. Rasulullah’tan aldığı sevgiye dayanarak şöyle tanıtıyor kendini: “Ebubekir kızı Âişe. Allah’ın Sevgilisi’nin Sevgilisi.”
Efendimizin Hz. Âişe’ye özel bir sözcüğü vardı.
“Gözbebeğim.”
Gözbebeğiydi eşi O’nun.
O’nu öyle severdi.
O’nu öyle korurdu.
Öyle sakınırdı.
O gözbebeğini hiç kırmadı.
Hiç incitmedi.
Hiç azarlamadı.
Gözbebeği Âişe’ye derdi bazen: “Yâ Âişe konuş, gönlümüz açılsın.”
Âişe’si konuşurdu.
Eşinin konuşmasını isteyen bir eşti.
Eşinin konuşmasından gönlü ferahlayan bir eş.
Peygamberliğin ağır yüküyle sıkıldığı zaman Âişe’sinin elini tutardı.
“Ferahlat yâ Âişe” derdi.
Âişe’sinin eliyle ferahlardı.
O aynaydı.
Yardımcı, nazik, arkadaş, yoldaş, dost olan Refik’in aynası.

 

Salavat, “günahlarımla seni üzdüğüm için özür dilerim ey nebi” demektir.

Âişe ruhluyum. Seni sevsinler istiyorum ama benim sevdiğim kadar değil.
37

"Müjde ey Âişe, Allah seninle birlikte"